BLOG KATEGORİLER:
BLOG ARAMA:
09
May-2016

Prof. Dr. Yeşim Toduk

           Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte çalışma ortamının yeni bir boyut kazandığı günümüzde,  bir firmaya üst düzey yönetici seçilirken, yönetici adayında hangi kriterler aranıyor, teknolojinin gelişmesiyle birlikte usta-çırak ilişkisi ne duruma geldi, bundan 10 yıl sonra şirketler yöneticilerini nasıl seçecekler?

            2023 Lideri Dijital Çağın Liderlik Sırları kitabının yazarı, Genç Liderliği ve Girişimciliği Destekleme ve Eğitim Vakfı kurucusu Prof. Dr. Yeşim Toduk’la  keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

 

  • Size göre dijital çağda liderlik nedir, dijital çağda lider nasıl olunur?

                Dijital çağda liderlik eskisinden çok farklı değil. Lider olmak için önce insan olmak lazım. Nasıl bir insan olmak lazım? Sahici bir insan olman lazım, samimi bir insan olman lazım, güven ortamı   yaratabilmen lazım ve açık iletişim kurabilmen lazım insanlarla.  Yani içindeki dışında olmalı. Senin sözüne güvenmeliler. Ben diyorum ki lider; iki kişi bir karar verirken birinin sözünü dinliyorsa o bir liderdir. Onun için daha büyük çaplı liderliği düşündüğümüzde ortaya konulan vizyon çok önemli. Bu yüzyıllardır öyle. Nasıl bir gelecek istiyoruz, bunu nasıl yapalım?  Nasıl bir gelecek istiyoruz. Dünya için nasıl bir gelecek istiyoruz. Bu vizyonu kurmak. Amacımızı, hedefimizi ortaya koymak ve bunun stratejini hazırlamak bu nasıl yapacağımızı bilmek çok önemli. Eskiden bunu üstün ırk liderler yapıyordu. Yani farklı algılanan her şeyi bilen. Onlara bir bilen dendi Türkiye’de.

İnternet ve dijital ortam katılımcılığı ister istemez arttırdı. Yani insanlar benim de fikrim var diye yazabiliyor, konuşuyor.  Bir bilen değil artık çoklu bilen oluştu. Herkes bir bilendi belki ama konuşamıyordu, ortam yaramıyordu. İnternet, kişilerin fikirlerini paylaşabilmesine ve takipçiler edinmesine yol açtı. Yani hepimiz birer gazeteciyiz, hepimiz birer partiyiz, hepimizin düşünceleri çok kıymetli. Böyle olunca çok farklı sosyal önderler oluştu, çok farklı gruplarda o grubu ateşleyen, yol gösteren, önderlik edenler oluştu. Onun için artık yeni çağda liderlik yani dijital bir olarak bakıyorum. Bu bir dönem değil, bu artık böyle gidecek bir çağ. Yeni bir çağ başlıyor.  Yeni çağda artık ben bilirim diyip katılımcılığı yok etmek dijitalden uzak kalmak dijitalin metotlarını yadsımak olamaz. Örneğin; biz sizinle şimdi konuşuyoruz ama kimse uzun uzun okumuyor  artık. Herkes bir buçuk dakikalık videolarla öğreniyor, bu değişti. Herkes artık gençlik aynı anda iki üç iş yapıyor. Televizyon izlerken, bilgisayarıyla ilgileniyor, cep telefonuyla mesaj yazıyor. Dijital çağdaki liderlerin de buna alışık olması lazım. Benim yaptığım araştırmada da zaten liderler kendilerine 30 yaşından genç mentörler buluyorlar. Artık benim bir bilen olduğum dönem geçti. Çoklu bilen yönetim kurulumuz da değil artık. Biz gençler gibi olmak, sizden öğrenmek istiyoruz. İki çağ bir arada yaşanıyor, çok güzel bir dönem.

 

  • Türkiye’de ve dünyada 10 Yıl önceki liderlik tanımıyla günümüzdeki liderlik tanımı arasında nasıl fark var?

                Eskiden bir bilen ve liderlik ekibi vardı. şimdi herkes lider. Onun için liderin vizyonuna katılımcılık sağlarken tüm ekiplerden katılımcılığı sağlayarak vizyonu birlikte belirlemesi gerekiyor.  En büyük değişiklik bu. İkincisi eskiden lider bazı özelliklerini saklayıp gizleyebiliyordu. Şirketiyle ilgili, ülkesiyle ilgili, kendiyle ilgili gizlilik olabiliyordu. Artık bu internet ortamında herkes her şeyi paylaşabildiği için gizlilik diye bir şey yok.  Onun için açıklık çok değişen bir konu. Yani bir lider yaptığı herhangi bir durumu, katkıyı, davranışı gizleyemiyor. Örneğin;  en son Soma olaylarında yaşadık.Her şey gözler önündeydi. Bu bundan on yıl önce olsa tek televizyon kanalı veya üç televizyon kanalı bunların yayınlamayın denirdi, biterdi. Ama artık öyle değil. İşte değişen bu.

 

  • Bir firmaya üst düzey yönetici seçilirken, yönetici adayında hangi kriterler aranıyor?

                Türkiye’de var olan holdinge tepe yönetici, CEO aransa,  10 yıl önceye göre bu kişinin dijital ortamla sadece barışık olması yetmez.  İyi bir dijital kullanıcısı olması lazım. 10 yıl önce hiç böyle bir söylem yoktu. Bu çok çok önemli.  Yani geçmişten değişen farklılıkların üstüne gidiyorum.  İkincil olarak, eskiden büyük şirketler bir çok işleri kendi içlerinde yaparlardı veya dışarıdan bazı şirketlerle işbirliği yaparlardı. Ama dışarıdan iş birliği yaptıkları şirket sayısı 3,5,10 veya 15’ti. Şimdi yüzlerce hatta binlerce şirketle ortak iş birliği yapılabiliyor ve bu dünyanın her yerinden olabiliyor.  Demek ki yeni lider, dünyanın her tarafında network kurabilme ve iş birliği geliştirip sonuç alabilme mantalitesinde olmalı ve bunu kurgulayabilmeli, yönlendirilebilmeli ve yönetebilmeli.

 

  • Bundan 10 yıl sonra şirketler yöneticilerini nasıl seçecekler?

            Bundan 10 yıl sonrasında yöneticileri kendi şirket içindeki insanlar oy birliği ile seçecek. Nasıl şimdi cumhurbaşkanını oylayacağız. Gelecekte de liderleri artık çalışanlar, oy vererek seçecekler. Katılımcılık o kadar yükselecek. Bu bilgiyi de ilk kez sizinle paylaşıyorum.

 

  • Sizin hayatınıza teknolojinin girmesiyle birlikte özellikle iş yaşantınızda ne gibi değişiklikler oldu ?

            Eskiden günde sadece 30-40 kişiyle görüşürken, şimdi 250-300 kişiyle görüşüyorum. Performansım çok arttı.  Liderlerle ilgili, eskiden referans kontrollerini sadece telefon veya yüz yüze görüşmeyle yaparken şimdi aynı anda internet sayesinde yüzlerce kişiden bilgi toplayabiliyorum. Bir de eskiden şirket çalışanlarımın 35 yaş civarı olmasına bakarken artık 25 yaş civarı olması beni heyecanlandırıyor. Ve bunu tavsiye ediyorum herkese de. En çok da onlardan öğreniyorum. En çok öğrendiğimiz kişiler en genç insanlar. İşle, 24 saat yaşayabiliyoruz artık.  Her iş 7/24 oldu artık. Eskiden bu kadar iç içe değildi.   Onun için iş yaptığınız insanları daha eğleneceğiniz insanlardan seçiyorsunuz çünkü 24 saatiniz onlarla geçiyor. Daha girişimci yanı yüksek insanları seçmeye başladık. Çünkü gelecekte de küçük küçük bir çok şirketin iş birliği olacak. ona ait çalışanlara dikkat ediyoruz.

 

  • Teknolojinin gelişmesiyle birlikte usta-çırak ilişkisi ne duruma geldi?

            Eskiden usta, işi bilen kişiydi ve çırak da işi öğrenendi. O devam ediyor. Belki kullanılan yöntemlerin bir kısmı dijital olabilir. Ama şimdi çırak-çırak dönemi. Çünkü ustanın da gençlerden, yeni yetişenlerden öğreneceği dijital ortamda iş yapma becerileri var. Dijital düşünebilme, dijital çağa ayak uydurabilme var. Onun için ustalar da gençlerden bunu nasıl yaparımı öğreniyor. Böylece iki usta oluyorsun, iki çırak oluyorsun. Yani gerçek bir ilişki kuruluyor, iki bilginin harmanlandığı bir dönem oluyor. Bu çok güzel, çok özel bir dönem. Belki on yıl sonra böyle olmayacak. Ama bu dönemde ustalar da çok kıymetli ama çıraklar da çok kıymetli.

 

  • X ve Y kuşağının harmanlandığı bir dönemdeyiz. önümüzdeki 10 yıl içerisinde bu harmanın daha farklı boyutlara geleceğini düşünüyor musunuz?

Farklı boyutlara geleceğini düşünüyorum. Yeni kuşak, yani şu anki 20 yaşından genç olanların artık sadece dijital çağda yaşayan, dijital düşünen bireyler olduğunu ve katılımcılık dışında başka bir yöntem bilmediklerini düşünüyorum. Onun için bunların çoğunda müthiş girişimciler çıkacak. Bu girişimciler, tek tek yaptıkları işlerinde çok başarılı olacaklar ve onların çatı networkler kurması gerekecek.  İş birlikleri ve networkler onları da yapmak için onlara yakın kuşak yani şimdiki 20-30 yaş arasında olanlar bu gençlerle el ele, yeni işletme mantıkları kuracaklar. Bu, bugünün tanımlı işletmeler değil. Onun için gelecekte çok daha farklı bir yapı,  çok daha farklı bir yeni girişimler ve çok daha farklı bir iş biçimi, sadece Türkiye değil bütün dünyada bekliyoruz.

 

0

 Düşkünlük / 0 Yorumlar
Bu yazıyı paylaşın:

Bu yazı yorumu


Kaydırmak için formda tıklayın

Arşivler

> <
Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec
Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec
Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec