BLOG KATEGORİLER:
BLOG ARAMA:
17
Eyl-2018

Esra Harmanda

 

EKRANLARIN SEVİLEN YÜZÜNDEN “İYİ FİKİR”

 “Kalbinizin götürdüğü yere gitmek için uğraşın.”  

Bu sözler, samimi ve yüzünden gülümseme hiç eksik olmayan Esra Harmanda’ya ait.

TRT1 ekranlarında “İyi Fikir” programının sunucusu Esra Harmanda’yla canlı yayın sonrası röportaj yaptım. Başarılı sunucu, samimi ve güler yüzlü olmasının arkasındaki sırrı açıkladı. İletişim fakültesi mezunu olmayan insanların medya sektöründe çalışmasıyla ilgili de ilginç açıklamalar yaptı.

“Hayatta benim için en önemli şey; sevgiyle birlikte mutlu olmak.”  diyen Esra Harmanda,  mutlu olunan bir işte çalışmanın insanı başarıya götürdüğüne inanıyor. İletişim fakültesi mezunu olmayan insanların medya sektöründe çalışmasını değerlendiren Harmanda, “Yaptığım işlerdeyanlış bir şey varsa beni eleştirin.” diyor.

  • İyi Fikir’in hikâyesinden bahsedebilir misiniz?

Ercan burada olduğun için çok teşekkür ederim. Diğer arkadaşlarınıza da öyle. Kocaeli’nden kalkıp geldiniz, konuk oldunuz, çok mutlu oldum. Sizin gibi genç arkadaşlarla birlikte olmak beni profesyonellerden daha çok heyecanlandırıyor. Çünkü sürprizlerle dolusunuz. Bakayım ne soracaksınız çok merak ediyorum.

“İyi Fikir” aslında gündüz kuşağını hep dış yapım olarak düşünen TRT için farklı bir adımdı. Çünkü TRT 1içyapımlar imzalı olarak bir kadın kuşağı yapmaya karar verdi uzun yıllar sonra.  Aslında öğleden sonra düşünülen sonra sabah olarak hayata geçen güzel bir format. Ben de Kanal A’da programlar yapıyordum. Dediler ki bizimle birlikte böyle programa var mısın? TRT olması beni çok heyecanlandırdı. TRT 1 olması hakeza aynı şekilde. Çok farklı bir şey benim daha önce yaptığım programlara göre. Ama çok mutluyum ki burada bence toplumu yönlendiren esas bireyler kadınlara güzel şeyler sunmaya çalışan bir program. Üstelik kamusal yayıncılık sorumluluğuyla bunu yapıyoruz. Böyle doğdu. Aslında TRT’nin bunu anlatması lâzım ne şekilde doğduğunun hikâyesini en iyi onlar biliyorlar. Ama ben dâhil olmaktan çok mutluyum.

 

  • TRT de program yapmanın özel kanala göre artıları eksileri nelerdir size göre? Sansüre uğruyor musunuz ya da reyting kaygısı yüzünden yaptınız şeyler oluyor mu?

Bahsedelim tabi. TRT olmasının söyle bir avantajı var: Bir kere o reytingin azılı girdabında çok fazla kendine yer bulmaya çalışmıyor. Çünkü; o kamusal yayıncılık sorumluluğuyla doğru bilgileri doğru şekilde aktarmak üzerine yola çıkmış bir program daha TRT tarafından yapılan. Dolayısıyla hani onu çok söylemeyeceğim ama tabiki reytingler bizi taçlandırıyor açıkçası. Güzel de gidiyor şuanda çok mutluyuz, çok memnunuz.

Reyting uğruna yapılacak şeyleri yapmıyoruz: Kavga yok, gürültü yok, yüksek ses yok, bağırış yok, çağrış yok. Gerçekten televizyonları kapattıktan sonra hayatlarında bir yere dokunuyoruz biz ve bir farkındalık uyandırıyoruz. Bir şeyler tamamen olmasa bile bir nebze de olsa yoluna giriyor hayatlarına. TRT buna önem veriyor. Ben burada çalıştığım için çok mutluyum. Elbette özel kanalların bütün ekiplere hepsi arkadaşlarımız onlar da. Çok emek harcıyorlar, mesai harcıyorlar, güzel iş çıkartıyorlar ama dediğim gibi buranın farklı bir sorumluluğu var. Bir de TRT ilk kanal. Gözümü açtım, TRT’yi gördüm, TRT’yle büyüdüm. Benim için hep uzak ufuklardaki bir hayaldi. Bu hayalimi gerçekleştirme şansı verdiler. Ben çok gururla ve onurla çalışıyorum kanalımda.

  • Programınızı izlediğimizde insanlar size telefon ediyorlar ve gerçekten o samimiyeti yakaladığınıza inanıyorum. İnsanları adeta kucaklıyorsunuz. Bu işin sırrı var mı?

Burada oynamıyorum. Dışarıda nasılsam burada da öyleyim. İçtenliği, sevecenliği seviyorum. Bazı arkadaşlarımız şunu söylüyorlar: Birbirimizi sevmek zorunda değiliz ama iş yapıyoruz. Hayır, benim için sevgi çok önemli. Sevgi yoksa dünya kadar para versinler, dünya kadar kariyer versinler o işin içinde olmam. O yüzden yaptığım pek çok medyatik işten ben geri döndüm sonrasında, herkes çok şaşırdı. Hülya Avşar’ı oynadım. Sonrasında gelen teklifler ve o dönemdeki medyanın bana açtığı yer çok geri tepilecek şeyler değildi ama ben hepsinden vazgeçtim. Çünkü; özgürlüğümü vermek istemiyorum ve değişmek istemiyorum. Değişim yoluna girdiğim anda ya da sevgi görmediğim bir yola girdiğim anda hemen geri dönüyorum. Sevgiyle yapılacak iş bu, ben de seviyorum. Neysem oyum, sanırım samimiyetim yetiyor.

  • İnstagram’da ve sosyal medyada sizi takıp ediyoruz. Orda birçok yorum yazılıyor. Çok güzelsiniz, çok tatlısınız, çok samimisiniz. Dışarıda hiç sizi gördüklerinde sizin tepkileriniz nasıl oluyor?

Dışarıda gördüklerinde çok sıcacık onlar da. Pardon filan diye gelmiyorlar. Direkt sarılıyoruz, ellerimizle birbirimize dokunuyoruz. Dokunarak bir temas var bizde ve o çok güzel. Yani demek ki mesafe fazla yok aramızda. İçlerine almışlar beni. Bu da banım için çok güzel.

  • Mustafa Sandal’ın klibinde gördük sizi. Oyunculuk yaptınız, şimdi televizyon programı sunuyorsunuz. Tekrar oyunculuk kariyerinize devam edecek misiniz?

Hayatta benim için en önemli şey mutlu olmak sevgiyle birlikte. Şu anda bu işten mutluyum. Bu iş beni mutlu etmediği anda derhal bu işi bırakıp başka işe giriyorum ben. O yüzden pek çok şey var.Gazetecilik yaptım, röportajlar yaparak. Televizyonculuk, dizi gibi çok şey var.Çünkü mutsuz olduğum anda çıkış yolu arıyorum.Benim için amaç, hedef maddi bir şey değil ya da kariyer hedefim yok benim. Dolayısıyla şu anda mutlu olduğum için bu var.Yarın bir gün derler ki şöyle bir iş var Esra bu işin içinde seni görmek istiyoruz, beni heyecanlandırır.Bakarım ki İyi Fikir’den daha fazla heyecanlandırırsa o zaman o devam eder. Ama çok emek verdik bu işe biz. 3. yılımızdayız.TRT’de sabah kuşağında TRT1 için konuşuyorum 3.yılına girmiş sabah kuşağı çok uzun yıllardır olmamış. 41 kere maşallah, nazarlar değmesin. İltifat ediyorlar, seviyorlar, içlerine alıyorlar ne mutlu bana. Tabii ki gideceği yere kadar bu programı götürmek, sırtımda taşımak gerekiyorsa taşımak isterim çok güzel ekibimle birlikte. Dediğim gibi mutsuz olduğum anda mutlu olacağım bir yol bulmak isterim.  Bu dizi de olabilir, film de olabilir. Şu anda ama kapalıyım. Aramayın beni. 

  • İletişim mezunu olmayan insanların medyada çalışması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir işi tabii ki okuluyla yapmak çok güzel.  Buradan hepsini sevgiyle kucaklıyorum en içten selamlarımla. Fakat şöyle bir şey var: Bazen insanın doğuştan içinde getirdiği, özünde olan şeyler vardır. Ne yaparsanız yapın o insan o şeye sahipse önüne geçemezsiniz ve çok da iyi yapabilir. Ben çok çok iyiyim demiyorum ama hep içimde bu işlere bir yatkınlık vardı, hissediyordum ben, bir gün bu olacaktı. Bunu çok sevdim hayatım boyunca ve beni bunun kadar motive eden hiçbir şey olmadı. Dolayısıyla bu işin içerisinde buldum kendimi. Şans da etken buna. Birçok şey gibi ışıkta etken. Akıllı olmak gerekiyor beraberinde yetenekle birlikte. Bunlar hepsi denk geldi, iyiki geldi. Okumak istemez miydim bu meslekte, okumak isterdim.  Sanatta, edebiyatta, televizyon işlerindehep okulundan gelmiş insanlar yok. Ben de onlardan biriyim. Naçizane yapmaya çalışıyorum, işimi iyi yapmaya çalışıyorum. İyi mi yapıyorum bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum. Sizin takdirinize bırakıyorum. Bana yazın, bana ulaşın. Eleştirin yanlış bir şey varsa yaptığım işlerde. Beni geliştiren şeyler bunlar. Bana burayı teslim ettiklerine göre Türkiye’nin ilk kanalında, tek kanalında ve yıllardır giden kanalında bir iş teslim ettilerse bir bildikleri vardır insanların diye düşünüyorum.

  • Öyle olmasaydı da böyle olurdu dediğiniz şey var mı hayatınızda?

Her an her şey öyleyken böyle olabilir. Şimdi akışına bıraktım öyle gidiyorum. Hayat da hep böyle. Ali Saydam çok önemli bir reklamcıdır. Kanal A’daydım o zamanlarda. Onu programıma konuk ettiğimde yayından sonra hemen gideceğim diyerek gelmişti ve bir kahve içelim diye kaldı. Sağ olsun beni sevmiş, eksik olmasın, çok saygılarımı gönderiyorum ona.

-“Her şey iyi, güzel, senden etkilendim; programı çok güzel yapıyorsun evet ama çok eksiğin var.”

-Neyim eksik Ali Bey söyleyin tamamlayayım.

-“Sende kariyer planı yok. İki sene sonra neredesin diye sana sorayım” dedi. Esra Harmanda nerede?

Düşündüm hayır yok; 1 sene sonra yok, 6 ay sonra yok.

-“Sen, iş iyi olsun diye çabalıyorsun ama bu iş iyi olup da sonraki basamağı hesaplamıyorsun.” dedi Ali Tarhan.

Ben hesaplamıyorum, mutlu muyum, mutluyum. Böyleyken öyle olur yarın bir gün bakıverirsin, şaşırıverirsin. Öyle yerlerde bıraktım ki ben kariyerimi herkes şok oldu. Akışına bırakıyorum mutlu ediyorsa devam ediyorum. Benim için hep böyle gidişat devam edecek.

  • Kısa sorularımız var. Size neyi ifade ettiklerini söyleyebilir misiniz?

 

  • İstanbul denilince ne geliyor aklınıza?

-Deniz

  • Güzellik?

-İzmir

  • Sinema?

-Türk filmleri: Babam ve Oğlum

  • Aşk?

-Nefes.

  • Anne olmak?

-Ooo çok kutsal ve çok özel. Allah herkese nasip etsin. Başka türlü aşk o da.

  • Futbol?

-Ofsaytı bilmiyorum ama futbolu seviyorum. Ben eski Beşiktaşlıyım. Evlendikten sonra Fenerbahçeli oldum. Beşiktaş kazanınca sevinemiyorum. Çünkü; eşim fanatik Fenerbahçeli. O sevinince ben sinirleniyorum. Aynı takımı tutalım da tatsızlık olmasın, sonradan Fenerli oldum. Fenerin maçlarına gidiyorum. Maça gitmeyi çok seviyorum. Maçlarda çok güzel bağırırım. Formamı giyerim, totem yapmayı severim; bir yerde oturuyorsam gol oluyorsa oradan kalkmamayı gayret ediyorum. Futbol, çok güzel bir şey. Son iki senedir eskisi kadar ilgilendiğimi söyleyemeyeceğim. Daha önce daha da çok seviyordum ama yine de oradaki dostluk kardeşlik bizi birleştiren şeyler.

Arkadaşlar hepinizi bekliyorum. Ben hakikaten sizlerle birlikte olmayı çok önemsiyorum. Yeni beğeniler, yeni ufuklar açıyor bende. Çok eksiğim var hala. Belki sizinle onları tamamlama fırsatı bulurum. Sık sık bir araya gelelim. Bana ulaşın. Twitter, Facebook, İnstagram her yerde varım. Ulaşmanız çok kolay. Bana gelenlerin hepsini tek tek okuyorum. Verdiğim cevaplar tamamen bana ait. Şu ana kadar ele geçen hesabım olmadı. Dolayısıyla iletişimimizi hiç bırakmayalım. Ercan sana ve arkadaşlarına beni okuyucularla buluşturdukları için teşekkür ederim.

Yolunuz açık olsun. Hep şuna inandım: Kalbinizle bir şeyi çok isterseniz oluyor, mutlaka oluyor. Vazgeçerseniz kaybediyorsunuz. Çok vazgeçen olduğu için belkide bizim için şans doğdu, bilmiyorum. Hayallerinizden rica ediyorum vazgeçmeyin. Kalbinizin götürdüğü yere gitmek için uğraşın.

 

0

 Düşkünlük / 0 Yorumlar
Bu yazıyı paylaşın:

Bu yazı yorumu


Kaydırmak için formda tıklayın

Arşivler

> <
Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec
Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec
Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec